Tedavi Yöntemi

Pediatrik Göz Cerrahileri

Şaşılık, doğumsal katarakt, nazolakrimal kanal tıkanıklığı gibi çocuklara özgü göz cerrahisi uygulamaları.

Pediatrik Göz Cerrahileri

Pediatrik göz cerrahileri, çocukluk döneminde görme gelişimini tehdit eden veya göz yapılarında yapısal bozukluklara yol açan hastalıkların cerrahi tedavisini kapsayan göz hekimliğinin özelleşmiş bir alanıdır. Çocuklarda göz cerrahisi yetişkinlerden temel bir farklılık taşır. Çocukluk dönemi görme sisteminin aktif olarak geliştiği kritik bir süreçtir ve bu dönemde görmeyi engelleyen herhangi bir patolojinin gecikmeden tedavi edilmesi, görme gelişiminin sağlıklı biçimde tamamlanabilmesi açısından hayati önem taşır. Tedavide gecikme, beynin görmeyi öğrenme penceresi kapandıktan sonra geri döndürülmesi güç olan kalıcı görme kayıplarına yol açabilir.

Pediatrik göz cerrahilerinde yalnızca cerrahi tekniğin başarısı değil ameliyat zamanlaması, ameliyat sonrası görme rehabilitasyonu ve uzun vadeli takip de tedavi başarısının ayrılmaz bileşenleridir. Şaşılık cerrahisi sonrası binoküler görmenin geliştirilmesi, doğuştan katarakt cerrahisi sonrası göz tembelliğinin önlenmesi için kapama tedavisi ve doğuştan glokom cerrahisi sonrası göz içi basıncının uzun vadeli takibi bu bütünsel yaklaşımın örnekleridir. Çocuk hastalarda cerrahi kararın verilmesinde ve tedavi sürecinin yönetiminde ailelerin aktif katılımı ve bilgilendirilmesi tedaviye uyumun sağlanmasında belirleyici bir rol oynar.

Çocuklarda Göz Cerrahisi Hangi Durumlarda Gerekir?

Çocuklarda göz cerrahisi, görme gelişimini engelleyen veya göz yapılarında kalıcı hasara yol açabilecek patolojilerin medikal tedaviyle yeterince kontrol altına alınamadığı durumlarda gündeme gelir. Şaşılık (strabismus) gözlük ve kapama tedavisine rağmen kaymanın devam ettiği vakalarda cerrahi düzeltme gerektirir. Doğuştan katarakt, özellikle yoğun ve görme eksenini kapatan formlarda görme gelişimini engellememesi için erken cerrahi müdahale zorunludur. Doğuştan glokomda göz içi basıncının medikal tedaviyle kontrol altına alınması genellikle yetersiz kaldığından cerrahi birincil tedavi yaklaşımı olarak değerlendirilir.

Gözyaşı kanal tıkanıklığı masaj tedavisine rağmen bir yaş civarında açılmamışsa sondalama işlemi uygulanır. Göz kapağı düşüklüğü (pitozis) göz bebeğini örtecek düzeyde ise görme gelişimini engelleyeceğinden cerrahi zamanlaması erken tutulmalıdır. Prematüre retinopatisi (ROP) ileri evrelere ulaştığında lazer tedavisi veya vitrektomi cerrahisi gerekebilir. Orbital ve göz kapağı tümörleri, göz içi tümörler (retinoblastom), göz travmaları ve nadir görülen gelişimsel anomaliler de pediatrik göz cerrahisinin diğer endikasyonları arasında yer alır. Her durumda cerrahi kararı, hastalığın görme gelişimi üzerindeki potansiyel etkisi ve tedavisiz kalma risklerinin dikkatli biçimde değerlendirilmesiyle verilir.

Şaşılık (Strabismus) Cerrahisi

Şaşılık cerrahisi, gözlük ve kapama tedavisine rağmen kaymanın düzelmediği veya kayma açısının cerrahi düzeltme gerektirecek düzeyde olduğu çocuklarda uygulanan bir göz kası cerrahisidir. Ameliyat, göz küresinin dışında yer alan ekstraoküler kasların kuvvetini ve pozisyonunu düzenleyerek gözlerin hizalanmasını sağlamayı hedefler. Göz içine girilmez ve göz küresinin kendisine müdahale edilmez. Kasın zayıflatılması için kasın göze yapıştığı noktanın geriye alınması (resesyon) veya güçlendirilmesi için kasın kısaltılması (rezeksiyon veya plikasyon) en sık uygulanan cerrahi tekniklerdir.

Şaşılık cerrahisi çocuklarda genel anestezi altında gerçekleştirilir ve ameliyat genellikle bir ila iki saat içinde tamamlanır. Tek gözde veya her iki gözde kaslar üzerinde müdahale yapılabilir ve bu karar kaymanın tipine ve açısına göre belirlenir. Ameliyat sonrası gözlerde geçici kızarıklık, şişlik ve hafif rahatsızlık hissi olağandır ve birkaç hafta içinde büyük ölçüde geriler. Bazı çocuklarda tek ameliyat yeterli olmayabilir ve kayma açısının tam düzeltilmesi için ikinci bir cerrahi gerekebilir. Ameliyat sonrası gözlerin birlikte çalışmasını (binoküler görme) desteklemek amacıyla gözlük kullanımı, kapama tedavisi veya ortoptik egzersizler devam ettirilebilir. Şaşılık cerrahisinin amacı yalnızca estetik düzeltme değil aynı zamanda binoküler görme potansiyelinin korunması ve göz tembelliği gelişiminin önlenmesidir.

Doğuştan Katarakt Cerrahisi

Doğuştan (konjenital) katarakt, göz merceğinin doğumda veya erken çocukluk döneminde bulanık olması durumudur. Yoğun ve görme eksenini kapatan katarakt, retinaya net bir görüntü ulaşmasını engelleyerek beynin görmeyi öğrenme sürecini ciddi biçimde aksatır. Bu nedenle yoğun konjenital katarakt en erken dönemde ameliyat edilmesi gereken acil durumlar arasında yer alır. Tek taraflı yoğun kataraktlarda ameliyatın ilk altı ila sekiz hafta içinde, iki taraflı kataraktlarda ise mümkün olan en erken dönemde planlanması görme gelişimi açısından kritik kabul edilir.

Çocuklarda katarakt cerrahisi yetişkinlerden bazı önemli farklılıklar taşır. Bebeğin göz yapılarının küçük ve hassas olması cerrahinin teknik olarak daha zorlu olmasına yol açar. Ameliyat genel anestezi altında gerçekleştirilir. Bulanık mercek aspirasyon veya vitrektomi cihazı ile temizlenir ve arka kapsülde açıklık oluşturularak (posterior kapsülotomi) kapsülün ameliyat sonrası bulanıklaşma oranı azaltılır. Göz içi lens yerleştirilip yerleştirilmeyeceği çocuğun yaşına göre değerlendirilir. Çok küçük bebeklerde göz büyümesi devam ettiğinden lens hesaplaması güçtür ve ameliyat sonrası kontakt lens veya gözlükle optik düzeltme tercih edilebilir. Daha büyük çocuklarda göz içi lens yerleştirilebilir. Ameliyat sonrası göz tembelliğinin önlenmesi için kapama tedavisinin titizlikle uygulanması görme gelişimi açısından cerrahi kadar önemlidir.

Doğuştan Glokom Cerrahisi

Doğuştan glokom, göz içi sıvı drenaj sisteminin gelişimsel bir kusuru nedeniyle göz içi basıncının yükseldiği ve tedavi edilmediğinde görme siniri ile kornea hasarına yol açabilen ciddi bir çocukluk çağı göz hastalığıdır. Doğuştan glokomda medikal tedavi (göz damlaları) genellikle basınç kontrolünde yetersiz kaldığından cerrahi müdahale birincil tedavi yaklaşımı olarak kabul edilir. Cerrahinin temel amacı göz içi sıvısının drenaj yolundaki yapısal engeli ortadan kaldırarak basıncın kalıcı biçimde kontrol altına alınmasıdır.

Goniotomi ve trabekülotomi doğuştan glokomun standart cerrahi yöntemleridir. Goniotomide cerrah gonyoskopi lensi yardımıyla ön kamara açısını görüntüler ve trabeküler ağdaki gelişimsel engeli özel bir bıçakla keserek drenaj yolunu açar. Bu yöntemin uygulanabilmesi için korneanın yeterince saydam olması gerekir. Trabekülotomide ise dışarıdan sklera yoluyla Schlemm kanalına ulaşılır ve trabeküler ağ mekanik olarak açılır. Kornea bulanıklığının goniotomiyi engellediği vakalarda trabekülotomi tercih edilir. Bu yöntemlerin yetersiz kaldığı dirençli vakalarda trabekülektomi veya tüp şant implantasyonu gibi ileri cerrahi seçenekler değerlendirilebilir. Ameliyat sonrası göz içi basıncının uzun vadeli takibi zorunludur çünkü basıncın yeniden yükselmesi ek cerrahi gerektirilebilir.

Gözyaşı Kanalı Tıkanıklığı Sondalama İşlemi

Gözyaşı kanal tıkanıklığı yenidoğanlarda sık karşılaşılan bir durumdur ve gözyaşı kanalının alt ucundaki ince bir zarın doğumda açılmamasından kaynaklanır. Bebeklerin önemli bir bölümünde masaj uygulaması ve hijyen önlemleriyle tıkanıklık ilk bir yaş içinde kendiliğinden düzelir. Bir yaş civarında masaja rağmen tıkanıklık devam ediyorsa sondalama (probing) işlemi uygulanır. Sondalama, gözyaşı kanalına ince bir metal sonda geçirilerek tıkanıklığın mekanik olarak açılmasını sağlayan basit bir cerrahi işlemdir.

Sondalama işlemi bebeklerde genellikle kısa süreli genel anestezi veya sedasyon altında gerçekleştirilir. İşlem birkaç dakika içinde tamamlanır ve başarı oranı özellikle bir yaş civarında uygulandığında oldukça yüksektir. Yaş ilerledikçe tıkanıklığın kroniklmesi ve skar oluşumu nedeniyle sondalama başarı oranı bir miktar düşebilir. İlk sondalama işleminin başarısız olduğu vakalarda tekrar sondalama veya silikon tüp yerleştirilmesi değerlendirilebilir. Silikon tüp kanal içinde birkaç ay bırakılarak kanalın açık kalmasını destekler ve ardından çekilir. Tüm bu yöntemlere rağmen tıkanıklığın devam ettiği nadir vakalarda dakriyosistorinostomi (DSR) ameliyatı ileri yaşlarda planlanabilir.

Göz Kapağı Düşüklüğü (Pitozis) Cerrahisi

Çocuklarda göz kapağı düşüklüğü doğuştan (konjenital pitozis) mevcut olabilir ve levator kasının gelişim kusuruna bağlı olarak ortaya çıkar. Pitozis hafif düzeyde ise ve göz bebeğini örtmüyorsa görme gelişimini engellemeyebilir ve cerrahi okul öncesi döneme ertelenebilir. Ancak kapağın göz bebeğini kısmen veya tamamen örtmesi durumunda görme ekseninin kapanmasına bağlı deprivasyon ambliyopisi gelişme riski yükselir ve cerrahi zamanlaması erkene alınmalıdır. Tek taraflı belirgin pitoziste ambliyopi riski iki taraflı vakalara kıyasla daha yüksektir.

Çocuklarda pitozis cerrahisinin yöntemi levator kas fonksiyonunun düzeyine göre belirlenir. Levator kas fonksiyonu yeterli olan vakalarda levator rezeksiyonu veya levator aponöroz ilerletmesi uygulanır. Levator kas fonksiyonunun çok zayıf olduğu ağır pitozis vakalarında frontaliz askı yöntemi tercih edilir. Bu teknikte silikon şerit, fascia lata grefti veya sentetik materyaller kullanılarak göz kapağı alın kasına bağlanır ve kapağın kaş kaldırma hareketiyle açılması sağlanır. Çocuklarda pitozis cerrahisi genel anestezi altında gerçekleştirilir. Ameliyat sonrası kapağın pozisyonu ve simetrisi değerlendirilir ve gerektiğinde düzeltme cerrahisi planlanabilir. Ambliyopi riski bulunan vakalarda ameliyat sonrası kapama tedavisi ve düzenli görme takibi sürdürülür.

Prematüre Retinopatisi (ROP) Tedavisi

Prematüre retinopatisi, erken doğan ve düşük doğum ağırlıklı bebeklerde retina damarlarının olgunlaşma sürecinin bozulmasıyla gelişen bir göz hastalığıdır. Retina damarları normalde gebeliğin son haftalarında periferik retinaya doğru uzamayı tamamlar. Erken doğumda bu süreç tamamlanmadan kesintiye uğrar ve retinada anormal damar büyümesi gelişebilir. Hastalık hafif evrelerde kendiliğinden gerileyebilir ancak ileri evrelere ulaştığında retina dekolmanı ve kalıcı görme kaybı riski taşır.

ROP tedavisinde eşik düzeyine ulaşmış hastalığın standart tedavisi lazer fotokoagülasyondur. Avasküler (damarsız) retina bölgelerine lazer uygulanarak anormal damar büyümesini tetikleyen faktörlerin salınımı baskılanır. Lazer tedavisi genel anestezi altında veya sedasyon eşliğinde uygulanır. Son yıllarda anti-VEGF enjeksiyonları da ROP tedavisinde kullanılmaya başlanmış olup özellikle agresif posterior ROP formunda ve lazer tedavisinin yetersiz kaldığı vakalarda değerlendirilebilir. Lazer ve anti-VEGF tedavisine rağmen hastalığın ilerleyerek retina dekolmanına yol açtığı vakalarda vitrektomi cerrahisi gerekebilir. ROP taraması prematüre bebeklerde düzenli göz dibi muayeneleriyle gerçekleştirilir ve tedavi gerektiren evreye ulaşan bebekler derhal tedaviye yönlendirilir.

Çocuklarda Göz Cerrahisinde Anestezi

Çocuklarda göz cerrahileri büyük çoğunlukla genel anestezi altında gerçekleştirilir. Yetişkinlerde uygulanabilen lokal anestezi yöntemleri çocuklarda iş birliği güçlüğü ve güvenlik kaygıları nedeniyle tercih edilmez. Genel anestezi çocuğun ameliyat boyunca bilinçsiz ve ağrısız bir durumda kalmasını sağlar ve cerrahın güvenli biçimde çalışabilmesi için gerekli koşulları oluşturur. Çocuk anestezisi alanında uzmanlaşmış anestezistler tarafından uygulanan modern genel anestezi yöntemleri yüksek güvenlik profiline sahiptir.

Anestezi öncesinde çocuğun aç kalma süresi yaşına göre belirlenir. Anne sütü ve berrak sıvılar için genellikle iki ila dört saat, katı gıdalar için altı ila sekiz saat açlık süresi önerilir. Ameliyat öncesinde çocuğun genel sağlık durumu, üst solunum yolu enfeksiyonu varlığı ve alerjik durumları anestezist tarafından değerlendirilir. Aktif üst solunum yolu enfeksiyonu bulunan çocuklarda ameliyatın ertelenmesi gerekebilir. Ameliyat sonrası çocuğun uyanma süreci yakından izlenir ve bulantı, kusma gibi anesteziye bağlı geçici yan etkiler kontrol altında tutulur. Ailelerin ameliyat öncesi ve sonrasında sakin ve güven verici bir tutum sergilemesi çocuğun deneyimini olumlu yönde etkiler.

Pediatrik Göz Cerrahisi Öncesi Hazırlık

Pediatrik göz cerrahisi öncesinde çocuğun göz muayenesi ve genel sağlık değerlendirmesi titizlikle gerçekleştirilir. Göz muayenesinde görme keskinliği (yaşa uygun yöntemlerle), göz hareketleri, kırma kusuru ölçümü, göz tansiyonu, ön segment ve göz dibi muayenesi yapılır. Şaşılık cerrahisi planlanan çocuklarda kayma açısının farklı bakış yönlerinde ölçülmesi ve binoküler görme durumunun değerlendirilmesi cerrahi planlamayı doğrudan etkiler. Ameliyat öncesinde göz tembelliği varsa mümkün olduğunca kapama tedavisiyle görme düzeyinin iyileştirilmesi hedeflenir.

Genel anestezi uygulanacağından çocuğun genel sağlık durumu anestezi öncesi muayene ile değerlendirilir. Gerekli durumlarda kan testleri istenir. Ailelere ameliyat öncesi açlık kuralları, ameliyat günü süreç ve ameliyat sonrası beklentiler hakkında detaylı bilgi verilir. Çocuğun kullanmakta olduğu ilaçlar ve bilinen alerjiler mutlaka hekime bildirilmelidir. Bebeklerde ve küçük çocuklarda ameliyat öncesi damla uygulamaları (göz bebeği büyütme, göz bebeği daraltma veya anestezik damla) yaşa uygun dozlarda uygulanır. Ailenin ameliyat sürecini anlaması ve çocuğu hazırlaması, ameliyat günü çocuğun kaygısının azaltılmasında önemli bir katkı sağlar.

Pediatrik Göz Cerrahisi Sonrası İyileşme Süreci

Çocuklarda göz cerrahisi sonrası iyileşme süreci genellikle yetişkinlere kıyasla daha hızlıdır. Çocukların doku iyileşme kapasitesi yüksektir ve ameliyat sonrası rahatsızlık hissi kısa sürede azalır. Şaşılık cerrahisi sonrası gözlerde kızarıklık, şişlik ve hafif ağrı birkaç gün ila iki hafta içinde büyük ölçüde geriler. Gözyaşı kanalı sondalama işlemi sonrası iyileşme çok hızlıdır ve çoğu bebek aynı gün normal aktivitelerine döner. Doğuştan katarakt cerrahisi sonrası iyileşme birkaç hafta sürer ve optik rehabilitasyona (gözlük veya kontakt lens) erken dönemde başlanır.

Ameliyat sonrası göz damlalarının düzenli kullanımı, göze dokunulmaması ve çocuğun gözlerini ovuşturmasının önlenmesi iyileşme sürecinin temel kurallarıdır. Küçük çocuklarda gözlere dokunmayı önlemek amacıyla geçici olarak koruyucu göz kalkanı veya kolluk kullanılabilir. Aileler çocuğun göz damlalarını uygulama konusunda eğitilmeli ve damla uygulamasını çocuk için mümkün olduğunca stressiz hale getirmelidir. Kontrol muayeneleri ameliyatın türüne göre planlanır ve çocuğun görme gelişiminin izlenmesi uzun vadeli takibin ayrılmaz bir parçasıdır.

Çocuklarda Göz Cerrahisi Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler

Çocuklarda göz cerrahisi sonrası en önemli kural çocuğun ameliyat edilen gözlerine dokunmaması ve ovuşturmamasıdır. Küçük çocuklar ve bebekler bu konuda bilinçli davranamayacağından aileler dikkatli bir gözlem sürdürmelidir. Uyku sırasında gözlerin korunması amacıyla koruyucu göz kalkanı kullanılması önerilir. Ameliyat sonrası reçete edilen göz damlaları belirlenen sıklık ve sürede titizlikle uygulanmalıdır. Çocuklara damla uygulamanın zorlayıcı olabileceği göz önünde bulundurularak sabırlı ve nazik bir yaklaşım benimsenmelidir.

Ameliyat sonrası ilk birkaç gün çocuğun kum havuzu, havuz ve toz kaldıran oyunlardan uzak tutulması enfeksiyon riskinin azaltılması açısından önemlidir. Okula veya kreşe dönüş zamanlaması ameliyatın türüne göre değişir ve genellikle birkaç gün ila iki hafta arasındadır. Fiziksel aktivite kısıtlamaları cerrahın önerisine göre belirlenir ve şaşılık cerrahisi sonrası genellikle bir ila iki hafta boyunca koşma ve yoğun fiziksel aktivite sınırlandırılır. Kontrol muayenelerine düzenli olarak gidilmesi ve hekimin önerdiği görme rehabilitasyon programının (kapama tedavisi, gözlük kullanımı) titizlikle uygulanması cerrahi başarının uzun vadede sürdürülmesinde hayati öneme sahiptir.

Çocuklarda Göz Ameliyatı Kaç Yaşında Yapılır?

Çocuklarda göz ameliyatının zamanlaması hastalığın türüne, şiddetine ve görme gelişimi üzerindeki etkisine göre farklılık gösterir. Doğuştan yoğun katarakt görme gelişimini engelleyeceğinden ilk haftalarda ameliyat edilmelidir. Tek taraflı yoğun kataraktlarda ilk altı ila sekiz hafta, iki taraflı vakalarda mümkün olan en erken dönem hedeflenir. Doğuştan glokomda tanı konulur konulmaz cerrahi planlanır. Prematüre retinopatisinde tedavi gerekliliği hastalığın eşik evreye ulaşmasıyla belirlenir ve zamanlaması günler içinde aciliyet gösterebilir.

Şaşılık cerrahisi genellikle iki yaş civarında değerlendirilmeye başlanır ancak infantil ezotropya (doğuştan içe kayma) gibi bazı şaşılık tiplerinde daha erken cerrahi binoküler görme gelişimini destekleyebilir. Gözyaşı kanalı sondalama işlemi bir yaş civarında masaja yanıt alınamadığında uygulanır. Göz kapağı düşüklüğünde cerrahi zamanlaması kapağın görme eksenini ne ölçüde kapattığına göre şekillenir. Sabit bir yaş kuralı yoktur ve her çocuk bireysel olarak değerlendirilir. Görme gelişimini tehdit etmeyen veya acil müdahale gerektirmeyen durumlarda cerrahi çocuğun iş birliğinin artacağı ve anestezi risklerinin göreceli olarak azalacağı daha ileri yaşlara planlanabilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Çocuklarda göz ameliyatı güvenli midir?

Çocuklarda göz cerrahisi deneyimli pediatrik oftalmologlar ve çocuk anestezistleri tarafından gerçekleştirildiğinde yüksek güvenlik profiline sahiptir. Her cerrahi işlemde olduğu gibi belirli riskler taşımakla birlikte ciddi komplikasyonların oranı düşüktür. Ameliyatın gerekliliği, tedavi edilmediğinde oluşacak kalıcı görme kaybı riskiyle karşılaştırılarak değerlendirilir ve çoğu durumda cerrahinin faydası risklerini belirgin biçimde aşar.

Şaşılık ameliyatı sonrası kayma tekrar eder mi?

Bazı çocuklarda şaşılık ameliyatı sonrası kayma tamamen düzelebilirken bazı vakalarda rezidüel kayma kalabilir veya zamanla tekrarlayabilir. Tekrarlama riski şaşılığın tipine, kayma açısının büyüklüğüne ve ameliyat sonrası binoküler görme gelişimine bağlıdır. Tekrarlayan kayma durumunda ikinci bir cerrahi müdahale değerlendirilebilir. Ameliyat sonrası gözlük ve kapama tedavisine uyum, tekrarlama riskini azaltmada önemli bir faktördür.

Çocuğumun ameliyatı için nasıl hazırlanmalıyım?

Ameliyat öncesinde hekimin önerdiği açlık kurallarına uyulmalı, çocuğun kullandığı ilaçlar ve alerjileri hekime bildirilmelidir. Konuşma çağındaki çocuklara yaşına uygun biçimde ameliyat hakkında basit ve güven verici bilgiler verilmesi kaygıyı azaltabilir. Ameliyat günü çocuğun sevdiği bir oyuncak veya battaniye gibi güven nesnesi getirilebilir. Ailenin sakin ve olumlu bir tutum sergilemesi çocuğun deneyimini doğrudan etkiler.

Bu tedavi için randevu alın

Detaylı muayene ve değerlendirme için uzman ekibimizle görüşün.