Retina cerrahileri, gözün görme işlevinden sorumlu sinir tabakası olan retinanın hastalıklarına ve yapısal bozukluklarına yönelik uygulanan cerrahi müdahalelerin genel adıdır. Retina, gözün arka bölümünde yer alan ve ışığı sinirsel sinyallere dönüştürerek beyne ileten ince fakat son derece karmaşık bir dokudur. Bu dokunun hasar görmesi veya yerinden ayrılması doğrudan görme kaybıyla sonuçlanabileceğinden retina cerrahileri göz hekimliğinde kritik öneme sahip müdahaleler arasında yer alır. Retina cerrahisi alanındaki teknolojik gelişmeler, küçük kesili cerrahi sistemler, ileri görüntüleme teknolojileri ve hassas intraoküler aletler sayesinde ameliyat başarı oranlarını önemli ölçüde artırmıştır.
Retina cerrahisi, tedavi edilmediğinde kalıcı ve ağır görme kaybına yol açabilecek hastalıklarda görmenin korunmasını veya mümkün olduğunca yeniden kazandırılmasını hedefler. Bu cerrahiler acil müdahale gerektiren durumlardan (retina dekolmanı, vitreus kanaması) planlı olarak gerçekleştirilen müdahalelere (epiretinal membran soyulması, makula deliği tamiri) kadar geniş bir yelpazede uygulanır. Cerrahi tekniğin seçimi, ameliyatın zamanlaması ve ameliyat sonrası bakım, hastanın bireysel klinik tablosuna göre retina uzmanı tarafından planlanır.
Retina Cerrahisi Hangi Hastalıklarda Uygulanır?
Retina cerrahisinin en sık uygulama alanı retina dekolmanıdır. Retina tabakasının altındaki pigment epitelinden ayrılarak yerinden kalkması durumunda cerrahi müdahale ile retinanın anatomik olarak yerine yatırılması hedeflenir. Bu durum tedavi edilmediğinde kalıcı görme kaybına yol açabileceğinden retina dekolmanı cerrahisi çoğunlukla acil veya yarı acil olarak gerçekleştirilir. Diyabetik retinopati zemininde gelişen vitreus kanaması ve traksiyonel retina dekolmanı da retina cerrahisinin sık karşılaşılan endikasyonları arasındadır.
Epiretinal membran, makula deliği, subretinal kanama, vitreomakular traksiyon sendromu ve retinal ven tıkanıklığına bağlı komplikasyonlar diğer cerrahi endikasyonlar arasında yer alır. Göz içi yabancı cisim çıkarılması, endoftalmi (göz içi enfeksiyonu) tedavisinde vitreus materyalinin temizlenmesi ve göz içi lens dislokasyonunun düzeltilmesi de retina cerrahisi kapsamında gerçekleştirilen müdahalelerdir. Prematüre retinopatisinin ileri evrelerinde lazer tedavisine yanıt alınamayan bebeklerde de vitrektomi cerrahisi uygulanabilir. Hastalığın türüne, yaygınlığına ve aciliyet durumuna göre farklı cerrahi teknikler tek başına veya kombinasyon halinde kullanılır.
Retina Cerrahisi Yöntemleri
Retina cerrahisinde uygulanan temel yöntemler pars plana vitrektomi, skleral çökertme, pnömatik retinopeksi, lazer fotokoagülasyon ve göz içi tamponad uygulamalarıdır. Pars plana vitrektomi günümüzde en yaygın kullanılan retina cerrahisi tekniğidir. Bu yöntemde göz duvarından yapılan küçük kesilerden (genellikle 23, 25 veya 27 gauge) göz içine mikrocerrahi aletler yerleştirilir ve vitreus jeli çıkarılır. Vitreus temizlendikten sonra retina yüzeyindeki membranlar soyulabilir, retina altındaki sıvı boşaltılabilir, lazer tedavisi uygulanabilir ve göz içine gaz veya silikon yağı tamponadı yerleştirilebilir.
Skleral çökertme yönteminde gözün dışından silikon bir bant veya sünger dikilir ve göz duvarı içe doğru çökertilerek retina yırtığının altındaki pigment epiteline yaklaştırılması sağlanır. Bu yöntem özellikle genç hastalarda ve belirli tip retina dekolmanlarında tercih edilebilir. Pnömatik retinopeksi ise göz içine gaz kabarcığı enjekte edilerek retinanın yerine bastırılmasını hedefleyen daha az invaziv bir yöntemdir. Lazer fotokoagülasyon retina yırtıklarının çevrelerine uygulanarak sıvı geçişinin önlenmesinde veya periferik retina dejenerasyonlarının tedavisinde kullanılır. Göz içi tamponad ajanları (gaz veya silikon yağı) retinayı pozisyonunda tutmak amacıyla cerrahinin tamamlayıcı bir bileşeni olarak uygulanır.
Retina Cerrahisi Kimlere Uygulanır?
Retina cerrahisi, retina hastalığının medikal tedavi veya lazer tedavisi ile kontrol altına alınamadığı veya hastalığın doğası gereği cerrahi müdahale gerektiren durumlarda uygulanır. Retina dekolmanı gelişmiş hastalar, vitreus kanaması nedeniyle görme kaybı yaşayan ve kanamanın kendiliğinden temizlenmediği hastalar, epiretinal membranın görmeyi belirgin biçimde etkilediği bireyler ve makula deliği tanısı konulan hastalar retina cerrahisinin en yaygın adaylarıdır.
Diyabetik retinopati zemininde traksiyonel retina dekolmanı veya tekrarlayan vitreus kanaması gelişen hastalar, retinal ven tıkanıklığına bağlı vitreus kanaması veya komplikasyonlar gelişen bireyler ve göz içi yabancı cisim bulunan travma hastaları da cerrahi tedaviye yönlendirilir. Yaş veya genel sağlık durumu cerrahi için kesin bir engel oluşturmaz ancak anestezi riskinin değerlendirilmesi gerekir. Bazı hastalarda retina cerrahisi ile katarakt ameliyatı aynı seansta kombine biçimde uygulanabilir. Cerrahi endikasyonun belirlenmesi, retina uzmanı tarafından hastanın klinik tablosunun, muayene bulgularının ve ileri görüntüleme sonuçlarının bütünsel değerlendirilmesiyle gerçekleştirilir.
Retina Cerrahisi Öncesi Hazırlık
Retina cerrahisi öncesinde kapsamlı bir göz muayenesi ve preoperatif değerlendirme yapılır. Görme keskinliği ölçümü, göz içi basıncı kontrolü, biyomikroskop ile ön segment muayenesi ve detaylı göz dibi muayenesi temel değerlendirme basamaklarıdır. OCT görüntülemesi retina katmanlarının yapısal durumunu ortaya koyar ve özellikle makula patolojilerinde cerrahi planlamaya yön verir. Vitreus kanaması veya yoğun katarakt gibi nedenlerle göz dibi muayenesinin yapılamadığı durumlarda B-scan ultrasonografi ile retina pozisyonu ve vitreus durumu değerlendirilir.
Ameliyat öncesinde hastanın genel sağlık durumu anestezi açısından değerlendirilir. Kan sulandırıcı ilaç kullanan hastalarda ilgili branş hekimiyle görüşülerek ilaçların ameliyat öncesi yönetimi belirlenir. Diyabet hastalarında kan şekeri regulasyonunun ameliyat öncesi optimize edilmesi cerrahi sonuçları olumlu etkileyebilir. Ameliyat sabahı aç gelinmesi gerekip gerekmediği uygulanacak anestezi yöntemine göre belirlenir. Retina dekolmanı gibi acil durumlarda hazırlık süreci kısaltılarak ameliyat en kısa sürede planlanır çünkü dekolmanın süresi uzadıkça özellikle makula tutulumu geliştiğinde görme prognozu olumsuz etkilenebilir.
Retina Cerrahisinde Anestezi
Retina cerrahisi lokal anestezi veya genel anestezi altında gerçekleştirilebilir. Yetişkin hastalarda lokal anestezi en sık tercih edilen yöntemdir. Retrobulber veya peribulber anestezi tekniklerinde göz çevresindeki dokulara anestezik madde enjekte edilerek hem duyusal hem de motor sinir blokajı sağlanır. Bu yöntemle göz ve çevresi tamamen uyuşur, göz hareketleri geçici olarak durur ve hasta ameliyat boyunca ağrı hissetmez. Lokal anestezinin avantajı genel anestezinin sistemik risklerinden kaçınılması ve ameliyat sonrası iyileşmenin daha hızlı olmasıdır.
Bazı vakalarda genel anestezi tercih edilebilir veya gerekli olabilir. Çocuk hastalarda, uzun sürmesi beklenen karmaşık cerrahilerde, hastanın kooperasyon güçlüğü yaşadığı durumlarda ve hastanın tercihine göre genel anestezi uygulanabilir. Bazı cerrahlarda topikal anestezi (uyuşturucu göz damlası) ile desteklenen intravenöz sedasyon kombinasyonu da kullanılmaktadır. Anestezi yönteminin seçimi cerrahın tercihi, ameliyatın beklenen süresi ve karmaşıklığı, hastanın genel sağlık durumu ve hastanın rahatlığı göz önünde bulundurularak bireysel olarak belirlenir. Tüm anestezi yöntemlerinde hasta cerrahi sırasında ağrı hissetmez.
Retina Cerrahisi Ne Kadar Sürer?
Retina cerrahisinin süresi ameliyatın türüne, hastalığın karmaşıklığına ve uygulanacak ek prosedürlere göre değişkenlik gösterir. Standart bir vitrektomi ameliyatı genellikle 45 dakika ila bir buçuk saat arasında tamamlanır. Basit vitreus kanamasının temizlenmesi veya epiretinal membran soyulması gibi nispeten daha az karmaşık vakalarda süre daha kısa tutulabilir. Retina dekolmanı tamiri, traksiyonel membranların soyulması ve makula deliği cerrahisi gibi daha detaylı müdahale gerektiren ameliyatlarda süre bir saati aşabilir.
Karmaşık retina dekolmanlarında, proliferatif vitreoretinopati (PVR) gelişmiş vakalarda, travmaya bağlı göz içi hasarın onarımında veya birden fazla patolojinin aynı seansta tedavi edildiği kombine cerrahilerde ameliyat süresi iki ila üç saate uzayabilir. Katarakt ameliyatı ile vitrektominin birlikte planlandığı kombine cerrahilerde ek süre gerekir. Ameliyat süresinin uzaması tek başına endişe kaynağı oluşturmamalıdır çünkü cerrahın tüm patolojileri eksiksiz biçimde ele alması tedavi başarısı için belirleyicidir. Hasta ameliyat sonrası birkaç saatlik gözlem sürecinin ardından genellikle aynı gün taburcu edilir.
Retina Cerrahisi Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler
Retina cerrahisi sonrası iyileşme sürecinin başarılı ilerlemesi için hastanın belirli kurallara özenle uyması gerekir. Göz içine gaz tamponadı yerleştirilen hastalarda hekimin belirlediği kafa pozisyonunun korunması tedavi başarısını doğrudan etkileyen en kritik faktördür. Retina dekolmanı veya makula deliği cerrahisinde gaz kabarcığının hedef bölgeye baskı uygulayabilmesi için yüzüstü, baş aşağı veya belirli bir yöne dönük pozisyon gerekebilir. Pozisyon süresi ve sıklığı hastalığın türüne ve cerrahın tercihine göre günde belirli saat aralıklarında birkaç günden birkaç haftaya kadar değişebilir.
Ameliyat sonrası göz damlaları (antibiyotik, antiinflamatuar ve gerekirse göz tansiyonu düşürücü) belirlenen sıklık ve sürede düzenli kullanılmalıdır. Göze su temas ettirmekten, gözü ovuşturmaktan, ağır kaldırmaktan, ıkınmaktan ve ani kafa hareketlerinden kaçınılmalıdır. Göz içinde gaz tamponadı bulunan hastalarda gaz tamamen emilinceye kadar uçak yolculuğu kesinlikle yapılmamalıdır çünkü yüksekliğe bağlı basınç değişiklikleri gaz kabarcığının genişlemesine ve göz içi basıncının tehlikeli düzeylere çıkmasına yol açabilir. Silikon yağı tamponadı uygulanan hastalarda bu kısıtlama geçerli değildir. Kontrol muayenelerine düzenli olarak gidilmesi, retina pozisyonunun ve iyileşme sürecinin izlenmesi açısından büyük önem taşır.
Retina Cerrahisi Sonrası İyileşme Süreci
Retina cerrahisi sonrası iyileşme süreci ameliyatın türüne, hastalığın yaygınlığına ve göz içine yerleştirilen tamponad ajanına göre bireysel farklılıklar gösterir. Göz içine gaz tamponadı uygulanan hastalarda görme başlangıçta oldukça bulanıktır çünkü gaz kabarcığı görüş alanını kaplar. Gaz haftalar içinde kademeli olarak emilir ve yerini göz içi sıvısına bırakır. Bu süreçte hasta gaz kabarcığının alt sınırını siyah bir çizgi olarak algılar ve gaz eridikçe görme alanı aşağıdan yukarıya doğru genişler. Silikon yağı tamponadı uygulanan vakalarda yağ kendiliğinden emilmez ve genellikle birkaç ay sonra ikinci bir ameliyatla çıkarılması planlanır.
Görme keskinliğindeki düzelme ameliyattan hemen sonra başlamaz ve haftalar ile aylar içinde kademeli olarak ortaya çıkar. Retina hücrelerinin iyileşmesi ve yeniden yapılanması zaman alan biyolojik süreçlerdir. Nihai görme düzeyinin ortaya çıkması genellikle üç ila altı ay, bazı vakalarda bir yıla kadar sürebilir. Görme prognozunu belirleyen en önemli faktörler hastalığın cerrahiden önceki süresi, makula tutulumunun varlığı ve derecesi ile retina hücrelerinin hasarlanma düzeyidir. İyileşme sürecinde düzenli OCT ve göz dibi kontrolleriyle retina yapısı ve fonksiyonel iyileşme yakından izlenir.
Retina Cerrahisinin Riskleri
Retina cerrahisi ileri teknoloji mikrocerrahi bir müdahale olup her cerrahi işlem gibi belirli riskleri taşımaktadır. Ameliyat sonrası enfeksiyon (endoftalmi) en ciddi potansiyel komplikasyondur ancak steril cerrahi koşullar ve profilaktik antibiyotik kullanımı sayesinde görülme oranı çok düşüktür. Göz içi basıncında geçici veya kalıcı yükselme oluşabilir ve medikal veya cerrahi tedavi gerektirebilir. Ameliyat sırasında veya sonrasında göz içi kanama gelişebilir ve bazı durumlarda ek müdahale gerekebilir.
Retina dekolmanının cerrahi sonrası tekrarlaması özellikle karmaşık vakalarda ve PVR gelişen olgularda karşılaşılabilen bir durumdur ve ikinci bir cerrahi müdahale gerektirebilir. Vitrektomi sonrası doğal göz merceğinde katarakt gelişimi sık karşılaşılan bir uzun vadeli komplikasyondur ve özellikle 50 yaş üzeri hastalarda ameliyatı izleyen bir ila iki yıl içinde katarakt oluşumu hızlanabilir. Bu durumda katarakt ameliyatı ile görme yeniden düzeltilir. Kistoid makula ödemi, epiretinal membran oluşumu ve göz içi lens dislokasyonu diğer olası komplikasyonlar arasında sayılabilir.
Retina Cerrahisinde Başarı Oranı
Retina cerrahisinde başarı oranı ameliyatın endikasyonuna, hastalığın evresine ve hastanın bireysel koşullarına göre değişmekle birlikte günümüzde genel olarak oldukça yüksek düzeylere ulaşmıştır. Retina dekolmanı cerrahisinde anatomik başarı oranı yani retinayı yerine yatırma oranı tek ameliyatla yüzde 85 ila 90 civarındadır ve tekrarlayan cerrahilerle bu oran yüzde 95’in üzerine çıkabilir. Makula deliği cerrahisinde deliğin kapanma oranı özellikle erken evrelerde ve küçük deliklerde yüzde 90’ın üzerindedir.
Anatomik başarı ile işlevsel başarı (görme kazanımı) her zaman paralel seyretmeyebilir. Retina anatomik olarak yerine yatırılsa bile makula bölgesindeki fotoreseptör hasarının derecesine bağlı olarak merkezi görmede tam düzelme sağlanamayabilir. Makulanın etkilenmediği retina dekolmanlarında erken cerrahi müdahale ile görme prognozları oldukça olumludur. Makula tutulumu olan vakalarda ise sonuçlar dekolmanın süresine göre değişir ve erken müdahale her durumda daha iyi görme sonuçlarıyla ilişkilidir. Vitreus kanaması temizlenmesi ve epiretinal membran soyulması gibi işlemlerde de hastaların büyük çoğunluğunda anlamlı görme iyileşmesi sağlanır.
Retina Cerrahisi Sonrası Görme Ne Zaman Düzelir?
Retina cerrahisi sonrası görme düzelmesinin zamanlaması ameliyatın türüne, göz içine uygulanan tamponad ajanına ve hastalığın cerrah öncesi durumuna göre farklılık gösterir. Vitreus kanamasının temizlenmesi amacıyla yapılan vitrektomide görme iyileşmesi genellikle en hızlı gerçekleşir. Kanama temizlendikten sonra altta yatan retina yapısı sağlamsa hasta birkaç gün içinde belirgin görme kazanımı fark edebilir.
Gaz tamponadı uygulanan cerrahilerde görme düzelmesi gaz emilim süreciyle doğrudan ilişkilidir. Gaz kabarcığı göz içinde kaldığı sürece görme bulanık kalır ve gaz eridikçe görme alanı kademeli olarak genişler. Kullanılan gaz türüne bağlı olarak bu süreç iki ila sekiz hafta arasında değişir. Gaz tamamen emildikten sonra da görme düzelmesi aylarca devam edebilir çünkü retina hücrelerinin fonksiyonel iyileşmesi yavaş bir süreçtir. Epiretinal membran ve makula deliği cerrahisi sonrası merkezi görme iyileşmesi genellikle birkaç hafta sonra başlar ve altı aya kadar kademeli olarak devam eder. Nihai görme düzeyinin tam olarak ortaya çıkması bazı vakalarda bir yılı bulabilir. Ameliyat öncesi hastalığın süresi ve makula hasarının derecesi, ameliyat sonrası ulaşılabilecek görme düzeyinin en önemli belirleyicileridir.
Sıkça Sorulan Sorular
Retina cerrahisi sonrası yüzüstü pozisyon ne kadar sürer?
Yüzüstü pozisyon gerekliliği ve süresi cerrahinin türüne ve cerrahın tercihine göre değişir. Makula deliği cerrahisinde genellikle üç ila yedi gün yüzüstü pozisyon gerekir. Retina dekolmanı cerrahisinde ise yırtığın lokalizasyonuna bağlı olarak yüzüstü, yan veya baş aşağı pozisyon istenebilir. Bazı cerrahlar belirli vakalarda pozisyon gerekliliğini azaltma eğilimindedir. Kesin süre ameliyat sonrasında hekim tarafından belirlenir.
Retina cerrahisi ile katarakt ameliyatı aynı seansta yapılabilir mi?
Retina cerrahisi ile katarakt ameliyatının aynı seansta uygulanması (kombine cerrahi) uygun vakalarda sıklıkla tercih edilen bir yaklaşımdır. Özellikle belirgin kataraktın vitrektomi sırasında cerrahın görüşünü engellediği durumlarda katarakt önce temizlenir ve ardından retina cerrahisine geçilir. Kombine cerrahi hastanın ikinci bir ameliyat geçirme ihtiyacını ortadan kaldırabilir.
Retina cerrahisi sonrası araç kullanabilir miyim?
Araç kullanımına dönüş, görme düzeyinin yeterli düzeye ulaşmasına ve gaz tamponadının tamamen emilmesine bağlıdır. Göz içinde gaz bulunan süre boyunca tek gözle görme ve derinlik algısı bozukluğu nedeniyle araç kullanılmamalıdır. Kontrol muayenesinde görme keskinliği ve görme alanının araç kullanımı için yeterli bulunduğunun hekim tarafından onaylanmasının ardından araç kullanımına geçilebilir.
Bu tedavi için randevu alın
Detaylı muayene ve değerlendirme için uzman ekibimizle görüşün.